Ana sayfa ÜlkelerRomanya Arabayla Yurt Dışına Yolculuk

Arabayla Yurt Dışına Yolculuk

yazan Melis Büyükerk

Seyahat etmeyi çok sevdiğimi söylememe gerek yok diye düşünüyorum 🙂 Çoğu zaman da yurt dışında yeni yerler keşfetmeye gidiyorum. Fakat bu sene Covid-19 ile birlikte, hava alanlarında ve uçakta bulunmanın düşüncesi bile beni tedirgin ediyor. Karantinanın ilk zamanlarında yeni normalde havaalanlarının durumu ve seyahat alışkanlıklarımızın nasıl değişeceği konularında yazılar yazmıştım, bu konular ilginizi çekiyorsa onlara da göz atabilirsiniz.

Aslında kafamızda dünya böyle bir haldeyken yurt dışına çıkmak yoktu ama babam işi yüzünden Türkiye’ye gelemedi. Öyle olunca, biz onun yanına Romanya’ya gitmeye karar verdik. Bu yolculuğu da tabii ki arabayla yaptık!

Ne gerekiyor?

  • Pasaportunuz ve ehliyetiniz mutlaka yanınızda bulunmalı.
  • Romanya’ya normalde Schengen vizesi ile girebiliyorsunuz. Fakat, Covid-19 sonrası ülkeye girebilmek için Romanya vizesi almanız gerekiyor. Benim Schengen’im olmasına rağmen, gitmeden önce Romanya vizesi aldım. Vize almak ile ilgili problem, bu dönemde turist vizesi vermeyi çok istememeleri. Bu yüzden Romanya’da çalışan biriyle bağlantınız varsa onlardan size şirketleri üzerinden bir dilekçe vermelerini ya da Romanya’da olmanız gerektiğine dair bir yazı paylaşmalarını rica edebilirsiniz. Yüzde yüz garantili olmasa da, vize almanızı kolaylaştıracaktır diye düşünüyorum.
  • Yurt dışı çıkış harç pulu almanız gerekiyor. Bankadan alıp sınırda dekontunu göstermeniz yeterli.
  • Seyahat edeceğiniz arabanın ruhsatı. Ruhsat sizin adınıza kayıtlı değilse veya kullandığınız araba şirket arabasıysa, noterden vekaletname almanız ve onu mutlaka yanınızda bulundurmanız gerekiyor.
  • Noterde vekaletnameyi verecek kişiye ait 2 adet vesikalık fotoğraf, ruhsat fotokopisi ve vekaletnameyi alacak kişiye ait T.C. kimlik numarası isteniyor.
  • Noter onaylı vekaletnameyi aldıktan sonra yeminli mütercim tercümana gidip belgeyi İngilizce’ye çevirirseniz, geçişiniz daha hızlı olabilir.
  • Yeşil Kart Sigortası almanız gerekiyor. Bu sigortayı bankalardan, sigorta şirketlerinden veya gümrük kapısından alabiliyorsunuz. Fakat bence gümrük kapısına bırakmadan hallederseniz işinizi garantiye almış olursunuz.
  • Triptik karnesi, arabanızın (ya da herhangi bir motorlu aracın) Türkiye’ye ait olduğunu gösteren uluslararası geçerliliği olan bir belge. Triptik karneniz varsa, yurt dışında arabanız ile herhangi bir ülkeye giriş yaparken aracınız için herhangi bir teminat vermek zorunda değilsiniz. Bu zorunlu bir belge değil, isterseniz arabanızı kendi pasaportunuza da işletebilirsiniz.

İstanbul’dan Bükreş’e yolculuk

Sabah 10:30’da evden çıktık ve saat 13:00 gibi Hamzabeyli sınır kapısından geçtik. Şansımıza Bulgaristan sınırında kimse yok ve hemen geçiyoruz diye düşünürken bana vizeyle Bulgaristan’dan geçemeyeceğimi söylediler. Annemin Romanya’da oturma izni var, dolayısıyla onun açısından bir problem olmadı. Ben açıklamaya ve Romanya’dan aldığım dilekçeyi göstermeye çalışırken “vizen varsa uçakla git” dediler 🙂

Sonra bunu söyleyen adam içeriye, Romanya’dan birini aramaya gitti. Biz de peşinden içeriye girmek istediğimizde bizi almadılar. Kapıda bekleyen diğer görevliler belki PCR testi isteyebileceklerini söylediler. Derken içeriden adam çıktı ve “okay” dedi. Böylece problemsiz geçmiş olduk. Tabii orada beklediğimiz 20 dakika 2 saat gibi geçti!

Daha önce İstanbul’dan Romanya’ya giden tanıdıklarımızla konuştuğumuzda sınırda bavulları didik didik aradıklarından bahsetmişlerdi. Şansımıza, bizde bagajı açıp şöyle bir bakıp geçebilirsiniz dediler. Böylece 13:25’te tekrar yola koyulduk.

Ayrıca burada arabanızı dezenfekte ediyorlar ve bunun için 22,5 TL’lik bir ücret alıyorlar. Dezenfekte ediyorlar derken, arabanıza dışarıdan bir sıvı fışkırtıyorlar.

Bu arada biz Romanya plakalı bir araçla seyahat ettik. Hızlı geçmemizde bir etkisi var mı yok mu çok emin değilim ama yine de haberiniz olsun.

Bulgaristan’da yollar bomboştu. Her yerde ayçiçek tarlaları vardı ki ben bayılırım! Yemyeşil yollarda şarkılar dinleye dinleye yolumuza devam ettik. Yol üzerinde bir iki kez mola verdik ama hiçbiri uzun değildi.

17:45’te Romanya sınırına gelmiştik bile! Sınır biraz kalabalık olduğu için 18:05’te geçebildik ama zaten artık Avrupa’dan gelmiş olduğumuz için Bulgaristan sınırındaki gibi bir aramayla karşılaşmadık. Bundan yaklaşık bir saat sonra da Bükreş’teki evimizdeydik 🙂

Bizim için çok hızlı süren bu yolculuk başkaları için çok daha uzun sürebiliyor tabii. Bunu mutlaka göz önünde bulundurarak yola çıkmalısınız. Mesela, babam İstanbul’dan Bükreş’e tek başına dönerken (bir Pazar günüydü bu) Bulgaristan sınırında o kadar çok sıra varmış ve tüm arabaları o kadar detaylı aramışlar ki, yolculuğu 12 saat sürmüş.

Bükreş’ten İstanbul’a yolculuk

Dönüş yolu için Bükreş’teki evimizden 15:12’de çıktık. 16:32 gibi de Bulgaristan sınırındaydık (tüm saatleri not aldım, gerçekten saatler bu şekilde). Sınırda arabamızı dezenfekte ettiler.

Sınırda Romanya ve Bulgaristan görevlileri yan yana oturuyor. Romanya sınırındaki görevli pasaportunuza bakıp damga bastıktan sonra yanındaki Bulgar görevliye veriyor. Burada yine kimse bavullara bakmadan hemen geçtik.

Bu sefer Razgrad üzerinden döndük. Bu yol biraz daha virajlı ama çok daha keyifli bir yol. Ayrıca, kilometre olarak daha kısa olduğu için yolda geçirdiğimiz zamanı önemli ölçüde kısalttık.

19:50’de Bulgaristan sınırındaydık. Fakat sınırda görevli kimse yoktu. Sanırım tam değişim saatine denk geldik. Önümüzde bir tane araba vardı sadece. Sonradan arkamızda uzun bir kuyruk oldu.

Oh ne rahat hızlı hızlı geldik derken, kendimizi boş boş beklerken bulduk. Sonra biri geldi, içeride kahvesini içip dezenfekte olduktan sonra önümüzdeki arabanın kontrollerine başladı. Burada bize biraz garip gelen, maske ve eldivensiz arabanın içini kontrol etmesi oldu.

Burada görevliye pasaport ve araba bilgilerini göstermeniz gerekiyor. Bu arada herkes Türkçe konuşabiliyor. O yüzden ne söylediğinize dikkat edin 🙂 Bizimle de Türkçe konuştular.

Önümüzdeki arabayı gerçekten didik didik kontrol ettiler. Bavulları çıkarttılar, içlerini açtılar… Hatta o kadar uzun sürdü ki bizi başka bir görevli çağırdı kontrol etmek için (normalde bir sürü kişi yanda beklerken bir görevli arabaları kontrol ediyor). Bize yanımızda alkol, altın ve para olup olmadığını sordular. Bavulumuza da şöyle bir baktılar (bakan görevli maskeliydi) ve geçebilirsiniz dediler.

Bu arada arabayla 3 ay boyunca Türkiye’de kalabileceğimizi söylediler.

20:28’de Türk sınırındaydık. Yine 22,5 TL’lik araç dezenfekte ücretini ödedik. Öndeki arabayı yine detaylıca kontrol ettiler. Bize sadece bir iki soru sordular. 20:38’de sınırı geçmiştik. Sınırı geçtikten sonra da Edirne’de köfte yemeye gittik.

Edirne Belediyesi Türkiye’ye girerken size kit veriyor. İçerisinde kolonya, maske, lokum ve bolca ıslak mendil var.

23:20 gibi de evimize girdik. Kısacası tüm dönüş yolculuğumuz (Edirne’de yediğimiz köfte ile birlikte) 8 saat sürdü.

İlginizi Çekebilir

1 comment

Libearty: Zarneşti’de Bir Boz Ayı Barınağı - Gezgin Gazetesi 20/08/2020 - 23:37

[…] düşkün olduğumu bilir. Romanya’ya gittiğimde (bu dönemde nasıl gittiğimi merak ederseniz buradan göz atabilirsiniz) tamamen şansa zor şartlarda yaşayan boz ayıların kurtarıldığı bir […]

Cevapla

Bir Cevap Yazın