Ana sayfa Seyahatler Trenler Geri Dönüyor!

Trenler Geri Dönüyor!

yazan Melis Büyükerk

Yataklı trenler, hızlı tren ve uygun fiyatlı uçuşların artması ile birkaç yıl öncesine kadar gözden düşmüştü. Günümüzde ise çevresel faktörler ve koronavirüsün etkisiyle tüm dünyada, özellikle de Avrupa’da, tren yolculukları tekrar popüler olmaya başlıyor!

Birleşik Krallık’ta 2019 yılında 1.76 milyar tren yolculuğu yapılmış. Glasgow ve Londra arasında seyahat edenlerin %29’u uçmak yerine treni tercih ettiğini söylemiş. İskandinavya’da kısa uçuşlar %10 azalırken, tren satışları %20 artmış. Bütün bu veriler tren yolculuklarının artan bir trendle devam ettiğini gösteriyor.

Ulusal demiryolu şirketleri tarafından işletilen trenlere ek olarak, dünya çapında özel olarak işletilen yataklı trenler, gezginlere lüks bir demiryolu yolculuğu sunmayı hedefliyor.

Peki tren seyahati yapmak isteyenlerin sayısı neden artıyor?

Flygskam

2017 yılında İsveçli şarkıcı Staffa Lindberg’in hava yolculuğundan vazgeçeceğini ve insanların uçakların karbon emisyonları nedeniyle uçmaktan suçlu hissetmeleri gerektiğini söylediğinde ortaya çıkan “flygskam” terimi “uçmaktan utanma” anlamına geliyor. Uçuşlara kıyasla demiryolu taşımacılığı ile %91 daha az CO2 emisyonu üretiliyor.

Greta Thunberg gibi iklim değişikliği aktivistlerinin de flygskam konseptini desteklemesiyle daha çok insanın bu şekilde çevreci bir seyahat etmesinin önü açılmış oldu ve bu kavram Avrupa genelinde yaygınlaştı.

Konfor

Evet, bir yerden diğerine gitmek belki daha uzun sürüyor ama trenlerin diğer yolculuk seçeneklerine göre daha konforlu olduğu bir gerçek! Koltuklar geniş, türbülans yok, vagonlar arasında yürüyebilirsiniz, elektronik cihazlarınızı rahatça kullanabilirsiniz…

Yolculuk boyunca uzanma ve rahatça uyuyabilmek de trenlerin en konforlu yanlarından bir tanesi. Trenler genellikle akşamları yola çıkıp, sabahları varmak üzere ayarlanıyor. Bu da gideceğiniz yerde tüm gün gezmek için vaktiniz olacağı anlamına geliyor. Dolayısıyla trenlerle zamanlama açısından da gezginlere bir konfor alanı yaratılmış oluyor.

Yemek konusunda da daha konforlu bir seçenek olduğunu söylememize gerek var mı? Mesela havayolu seyahatleriyle karşılaştırıldığında, bir koltukta önünüzdeki tepsiden yemek yemeye çalışmak yerine masada rahatça oturarak yemek yeme bir başka konfor alanı.

Birçok yataklı trende kafe/bar yer alırken bazılarında da yemek vagonları bulunuyor. Bunların her ikisi de size güzel manzaralar eşliğinde, tercihinize göre diğer gezginlerle sohbet ederken, yemek için ayrılmış (ya da en azından masa ve sandalyeleri olan) bir bölümde yemek yeme veya bir şeyler içme fırsatı sunuyor.

Kolaylık

Tren yolculuklarında istediğiniz kadar valizi bir ağırlık ya da sıvı sınırlaması olmadan yanınızda götürebiliyorsunuz.

Trenler tarafından sağlanan bir başka kolaylık da sizleri çoğu zaman şehir merkezine bırakmaları. Böylece yolculuk sonrasında şehre ulaşmak için bir o kadar daha uğraşmanız gerekmiyor.

Keyif

Yukarıda da bahsettiğimiz gibi, pek çok kişi tren yolculuğunun uçuşlardan uzun olduğunu söylüyor. Ancak uçuşlarla tren yolculuğu arasındaki fark, tren yolculuğunun seyahatin başlangıcı olması! Rahat bir koltukta, içkinizi yudumlarken İsviçre Alpleri, Kanada Kayalıkları veya Yeni Zelanda’nın karlı zirveleri gibi muhteşem manzaraları deneyimleme fırsatı başka hiçbir seyahat alternatifinde karşınıza çıkmayacaktır.

Özetle, trene adımınızı attığınız anda seyahatiniz başlamış demektir!

Dünyadan en güzel yataklı tren rotalarına birkaç örnek vermek gerekirse:

Türkiye

*Yukarıdakilere ek olarak, Türkiye’nin ilk lüks treni olan Kapadokya Ekspresi için de imzalar atıldı, trenin 2021 sonuna doğru faaliyete başlaması öngörülüyor.

İlginizi Çekebilir

Bir Cevap Yazın