Ana sayfa Wellbeing Yeni Normalde Öfke ve Kaygı

Yeni Normalde Öfke ve Kaygı

yazan Tutku Uyarağalar

Resmi kısıtlamaların esnetildiği, yasakların kalkmaya başladığı bu günlerde COVID-19’un bir başka sonucu ile daha karşılaştık: Yeni Normal. Bildiğimiz, alıştığımız hayat düzeni Mart ayı itibariyle sarsılmış, yerini belirsizliklere ve bu belirsizliklerin yarattığı kaygının hissedildiği günlere bırakmıştı. 

Yaklaşık 3 aydır içinde bulunduğumuz karantina günleri yavaş yavaş “normal” olarak tabir edebileceğimiz günlere evriliyor. Peki, bu yeni normal günlerinde bizleri neler bekliyor? Öncelikle tıpkı pandeminin daha yoğun tehdit oluşturduğu günlerde olduğu gibi, bu günlerin de herkes için farklı şekilde işlemesinin son derece normal olduğunu belirtmekte fayda var. Özellikle, evden çıkma konusunda tereddüdü olan, buna henüz kendini güvende hissetmediği için hazır olmayan veya tercih etmeyenlerimiz için dışarıda hayatın kademe kademe normale döndüğünü görmek, restoranların ve kafelerin tekrar faaliyette olduğunu bilmek öfkeye neden olabilir. Bunun dışında bu saydıklarım geleceğe dair pandemi ile ilgili kaygıyı da tetikleyebilir. Bunların hepsi son derece normal ve anlaşılabilir. Uzun süredir evde sağlığımızı korumak için bazı kısıtlamalar uyguluyor ve önlemler alıyoruz. Bu günlerde bunun başkaları tarafından farklı işlediğini görmek bizi rahatsız edebilir hatta öfkelendirebilir. 

Bu noktada, bu öfkenin kaynağına yoğunlaşmak ve onu merak etmek faydalı olabilir. Neden öfkeleniyorum? Kendimi ihanete uğramış gibi mi hissediyorum? Ben de dışarıda olmak istiyorum ama henüz tehlikenin geçtiğini düşünmüyorum. Bu kadar düşünmeseydim ben de dışarıda olabilirdim, bu öfkemin altında bu mu yatıyor? Şeklinde sorulan sorularla bu öfkenin kaynağı, daha da önemlisi hangi ihtiyacımızı bize hatırlattığı ile ilgili ipuçlarına kavuşabiliriz. 

Peki, bunları saptayınca ne olacak? Öncelikle “farkında” olacağız. Bazen duygularımızın ne ihtiyacından ortaya çıktığını bilmek daha rahatlatıcı olur, bizim duyguyu anlamlandırmamızı ve onu kabul etmemizi kolaylaştırır. Bu farkındalıktan sonra duygularımız için kendimize ihtiyacımız olan şefkati de göstereceğiz. Kendimize yüklenmek bu noktada sırtımıza ekstra yükler bindirmek olacağından o duyguları görüp, kendimizi sarıp sarmalamaya çalışacağız. 

Bu süreçte kaygı seviyemizde de artış olabilir. Uzun süredir evlerimizde olduğumuz için kendimizi güvenli bir limanda hissediyorduk. Adeta evler güvenli bölgelerdi ve sokaklar tehlikeliydi. Bu durumda evleri bırakıp tekrar dış dünya ile fiziksel olarak temasa geçecek olmanın kaygı duygusu getirmesi beklenebilir. Bu noktada alabildiğimiz önlemleri almak ve kontrol sınırlarımızın farkına varmamız faydalı olacaktır. Bazı durumlar bizim kontrolümüz içindeyken (örneğin kişisel sağlık önlemleri, maske ve eldiven kullanımı) bazı durumlar da kontrol sınırlarımızın dışında kalır ve bu durumlar için yapabileceğimiz çok fazla bir şey yoktur. Bu noktada kontrol edebildiğimiz şeyleri kontrol ederek, yani kişisel önlemler alarak kendimizi koruyabiliriz.

Bu süreçte kaygı ve depresif semptomların arttığını gözlemliyorsanız ve bunlar baş edilemeyecek bir seviyeye geldiyse profesyonel bir destek almayı da önerebilirim.

Sağlıklı günler dilerim!

İlginizi Çekebilir

Bir Cevap Yazın