Ana sayfa Wellbeing Kitap Önerisi: Brain Wash

Kitap Önerisi: Brain Wash

yazan Yasemin Pekuysal

Kendi kendimize çok daha fazla zaman geçirmeye başladığımız pandemi sürecinde, birçoğumuz sağlıklı yaşamanın yollarını keşfetmeye atıldı. Sporun, dengeli beslenmenin, kaliteli bir uykunun ve sosyalleşmenin ne kadar kıymetli olduğunu fark ettik. Bu farkındalık yolunda benim aydınlanmamı sağlayan kitap, Dr. David ve Dr. Austin Perlmutter’ın yazdığı ‘Brain Wash’ oldu. 

Brain Wash mantıklı düşünebilmemiz, daha derin ilişkiler kurabilmemiz ve kalıcı mutluluğu elde edebilmemiz için yazılmış bir beyin detoksu kitabı olarak düşünülebilir. Modern yaşantının ve teknolojinin beraberinde getirdiği ve yazarların ‘disconnection syndrome’ diye adlandırdığı kopukluk sendromu, hepimizin yaşamını derinden etkiliyor.  Teknolojiye ve sosyal medyaya olan bağımlılığımız başkalarıyla sağlıklı ilişkiler kurmamıza, empati kurabilmemize, yaşadığımız anın tadını çıkarmamıza engel oluyor. Karşımıza sürekli bize anlık tatmin duygular yaşatacak, cezbedici servisler ve ürünler çıkıyor ve anında bunlara sahip olabiliyoruz. Tüketim toplumunun bir parçası olmamız beynimizi fiziksel olarak etkiliyor ve sürekli dürtüsel, hızlı çözüm odaklı kararlar vermemize yol açıyor. Anlık tatmin duygusuna bağımlı olan beynimiz devamlı olarak manipüle ediliyor, bir ticaret haline gelmiş olan ‘mutluluğumuz’ kısa süreli zevklerle bir illüzyona dönüşüyor.

Kitap boyunca kopukluk sendromunun dürtüsellik, yalnızlık, anlık tatmin isteği, narsisizm, zayıf ilişkiler, kronik stres, ve kronik inflamasyon gibi istenmeyen durumlara yol açtığından bahsediliyor. Kopukluk sendromunun derinlerine indikten sonra ise 10 günlük beyin detoksu anlatımıyla okuyucuların öğrendiklerini hayatlarına entegre edebilmeleri için bir fırsat tanınıyor. Kitabın geri kalanında anlatılanların pratiğe geçirildiği, herkesin faydalanabileceği bu kısımda her gün bir konu üzerine yoğunlaşmamız tavsiye ediliyor. 

10 günlük beyin detoksu

  • Birinci gün dijital etkileşimler üzerinde çalışıyoruz. Yazarlar teknolojiyi ve sosyal medyayı daha sağlıklı ve dengeli nasıl kullanabileceğimiz ile ilgili tavsiyeler veriyorlar. Sevdiklerimizle zaman geçirirken telefonumuzu uçak moduna almak, uygulamaları kullandığımız vakti sınırlamak gibi kısıtlamalar yapmamızı öneriyorlar.
  • İkinci gün ise şükrederek daha fazla empati kurabilmeyi öğrenmek üzerine yoğunlaşıyoruz. Mesela her gün minnettarlık duyduğumuz beş şeyi yazmamız, ve gün içerisinde bir kişiye teşekkür etmemiz öneriliyor. Başkalarını dinlemeyi,  farklı görüşlere açık olmayı, empati kurabilmeyi öğreniyoruz.
  • Yazarlar üçüncü gün, doğanın iyileştirici gücü ile ilgili farkındalık yaratmayı hedefliyorlar. Şartlarımızın elverdiği kadar doğada zaman geçirmemizi, gün içerisinde yarım saat bile olsa yeşil bir alanda yürüyüş yapmaya ayırmamızı tavsiye ediyorlar.
  • Dördüncü gün beslenmemiz üzerine odaklanıyoruz. Sağlığımızı kötü etkileyen her türlü besinden kurtulup mutfakta kontrolü elimize alıyoruz. Her türlü işlenmiş gıda, rafine karbonhidrat, şeker ve nişastayı hayatımızdan çıkarmamız tavsiye ediliyor. Kitabın sonunda bir sürü sağlıklı tarifler ve örnek menüler yer alıyor, yediklerimiz konusunda bilincimizi artırmayı hedefliyorlar.
  • Beşinci gün kaliteli uyku üzerinde çalışıyoruz. Kitap boyunca uykunun beyni yenileyici özelliğinden ve beynin karar mekanizmasındaki önemli rolünden sık sık bahsediliyor. Yazarlar iyi bir uyku için kendimize bir uyku öncesi rutini oluşturup, sakin ve huzurlu bir ortam yaratmamızı tavsiye ediyorlar.
  • Altıncı gün düzenli spor yapmayı benimsememiz hedefleniyor. Kendimize küçük hedefler koyup, her gün yavaş yavaş bu hedefleri arttırmayı, sevdiklerimizle birlikte egzersiz yapmamızı tavsiye ediyorlar.
  • Yedinci gün meditasyon üzerinde çalışıyoruz. Bir çoğumuzun yapmaya çalışırken çok zorlandığı, düşüncelerimizin oradan oraya zıpladığını hissettiğimiz meditasyonun aslında tam da bu olduğundan, gezen zihnimizi fark edip boşaltmaya çalıştığımız, anda kalmayı öğrendiğimiz bir egzersiz olduğundan bahsediyorlar.
  • Sekizinci gün sevdiklerimizle bağlarımız güçlendirmek konusuna odaklanıyoruz. Günde en az on dakikamızı bir sevdiğimizle konuşarak, yaptıklarımızı veya öğrendiğimiz bir bilgiyi anlatarak geçirmemizi öneriyorlar. Aynı zamanda uzun zamandır görmediğimiz bir yakınımızı aramanın da iyi bir fikir olduğunu belirtiyorlar.
  • Dokuzuncu gün bir durum değerlendirmesi yapıyoruz. 8 gün boyunca yaptıklarımızın günlerimizi ve bizi nasıl etkilediğini düşünüp,  hangi alanlarda daha fazla çalışmaya ihtiyaç duyduğumuzu fark ediyoruz.
  • Onuncu gün ise ileriye dönük bir plan oluşturmamız isteniyor. Hayatımızı güzelleştirmek, daha anlamlı bir hale getirmek için attığımız bu adımı sürdürülebilir kılmak için, bizim için daha önemli olan adımlara öncelik vermemizi söylüyorlar.  

Bu 10 günlük program, en basite indirgenmiş haliyle hayatımızı daha kaliteli, daha anlamlı yaşamamız için çok güzel bir başlangıç. Brain Wash sağlıklı yaşamın her yönüne değinen, her konuda küçük küçük farkındalıklar yaşamımıza öncü olan ve herkese hitap eden bir kılavuz gibi.  Eğer siz de bedeninize, ruhunuza, ve ilişkilerinize yatırım yapmak istiyor ve kalıcı mutluluğu arıyorsanız okumanızı tavsiye ederim! 

İlginizi Çekebilir

1 comment

Petek pekuysal 09/02/2021 - 15:30

Hemen kitabi alacagim onerinize bayildim 😘🤣

Cevapla

Bir Cevap Yazın