Ana sayfa ÜlkelerKenya Rüya Gibi Bir Otel: Giraffe Manor

Rüya Gibi Bir Otel: Giraffe Manor

yazan Melis Büyükerk

Kenya’da zürafalarla birlikte kahvaltı yapabileceğim, onlarla kahve içebileceğim ve onları besleyebileceğim bir otelin varlığını öğrendiğim andan itibaren, Giraffe Manor’a gitmek en büyük hayalim oldu! Burada yer bulmanın ne kadar zor olduğunu göz önünde bulundurursak, son dakika yerini iptal eden birinin yerine gitme şansı yakaladığımızda ne kadar mutlu olduğumu tahmin edebilirsiniz. Burası ile ilgili gördüğüm onca video, fotoğraf ve okuduğum onca yazıdan sonra, hayal ettiğimden bile güzel bir yerle karşılaşınca bu mutluluğum iyice arttı!

Giraffe Manor ile ilgili olarak aklınızda bulunması gereken her şeyi bu yazıda bulabilirsiniz 🙂

Giraffe Manor nasıl ortaya çıkmış?

Giraffe Manor orijinal olarak 1932 yılında David Duncan (Nestle’nin sahibi) tarafından av evi olarak kullanılıyormuş. David Duncan, 1960’ta evi Betty ve Jock Melville’e satıp Güney Afrika’ya yerleşmiş.

Betty ve Jock bu köşkte yaşarken, zürafalar gelip binanın üzerindeki bitkileri yiyorlarmış. Zürafaların oraya kadar gelip bu bitkileri yediğini gören Betty ve Jock bu duruma bayılmışlar! 1974’te buldukları yetim bir zürafayı evlat edinmeleri ile birlikte, Rotschild zürafalarının korunması için çalışmaların ilk adımını atmışlar. Bu zürafaya da Daisy adını vermişler. 1984’ten itibaren köşkü otele dönüştürmüşler. 2009’da da Tanya ve Mikey Carr-Hartley oteli satın almış. O zamandan beri oteli onlar işletiyor.

Rotschild zürafaları

Afrika’da üç farklı zürafa türü bulunuyor: Masai, Redculated ve Rotschild. Bu üç türü beneklerinin şekli ve tüylerinin rengine bakarak ayırt edebilirsiniz. Giraffe Manor’daki zürafaların hepsi Rotschild zürafası ve tehlikede olan türlerden olduğu için orada koruma altına alınmışlar. Dünyada Rotschild zürafalarından 130 tane varmış.

Bu zürafaları Giraffe Manor’ın hemen yanında yer alan Giraffe Center’da da görüp, besleyebilirsiniz. Giraffe Manor’da kalmak veya Giraffe Center’a girmek için verdiğiniz paralar zürafaların bakımı için kullanılıyor.

Zürafalar hakkında birkaç bilgi:

  • Hamilelikleri 15 ay sürüyor.
  • Bebeklerine 1 yıl boyunca bakıyorlar.
  • 24 saatte sadece 20 dakika uyuyorlar.
  • Ayakta uyuyorlar.
  • Zürafaların da insanlar gibi 32 dişi var.
  • Doğada 15, bakıldıkları durumlarda da 28 yıl ömürleri var.
  • Bir aslanı tekme atarak öldürebilirler.
  • Sanılanın aksine, zürafalar bağırma, tıslama, homurdama ve flüt benzeri sesler çıkarabiliyorlar.
Giraffe Center’da zürafalarla ilgili bir sürü bilgi edinebilirsiniz.

Rezervasyon

Giraffe Manor, tüm dünyadan insanlar için çok ilgi çekici bir yer. Dolayısıyla, burada kalmak isteyen insan sayısı bir hayli fazla. The Safari Collection‘ın sitesine ne zaman girseniz tüm yıl boyunca rezervasyonların dolu olduğu görünüyor. Bu sebeple yer bulmak gerçekten de çok zor.

Bu durumu otelin müdürü Tony ile de konuştuk. Kendisi rezervasyonların çok kısa bir süre içinde dolduğunu ve yer bulmanın çok zor olduğunu bir kez daha teyit etmiş oldu. Fakat, bazı özel müşterileri için son dakika iptalleri gibi durumlar olduğunda haber verebiliyorlarmış. Tabi Türkiye’den uçak bileti almak gibi detayları düşünecek olursak böyle ani bir şekilde gitmek pek mümkün olmayabilir.

Giraffe Manor

30 yıldan fazla zamandır otel olarak işletilen Giraffe manor 150 hektar bir alanda kurulmuş. Otelin olduğu asıl bina (yani orijinal köşk) 1932’de yapılmış ve içerisinde 6 oda varmış. 2017 yılında ikinci binayı eklemişler ve toplam oda sayısı 12 olmuş. Otelin içerisinde spa, butik ve orkide serası bulunuyor.

Otel Nairobi’de, Jomo Kenyatta Uluslararası Havaalanından yaklaşık 40 dakika uzaklıkta. Fakat check-in/check-out saatleri (check-in: 11:00 – check-out: 10:00) konusunda çok sıkı olduğu için Türkiye’den Kenya’ya uçup direkt otele giremiyorsunuz. Hatta bu konuda o kadar katılar ki odadan çıkıp bir kahve içmek isteseniz de check-out sonrası otelde kalmak mümkün değil. Bu yüzden biz önce Hemingways’e gidip kahvaltı yaptık, sonrasında check-in saatinde Giraffe Manor’a geçtik.

Bir başka önemli bilgi de: otel müşterisi olmayan kimse otele giremiyor. Kahve içmek, kahvaltıya gitmek gibi bir plan yapmak mümkün değil yani.

Otelin her kısmı küçük detaylarla dolu! O kadar güzel bir şekilde dekore etmişler ki, nereye baksanız karşınıza bir zürafa çıkıyor. Bu yüzden burası otele ilk girdiğiniz andan itibaren, yani zürafalarla karşılaşmadan önce bile, sizi çok etkiliyor. Çalışanlar son derece nazik ve her konuda size yardımcı olmaya çalışıyorlar. Özellikle zürafalar etraftayken fotoğrafları onlar çekiyorlar, dolayısıyla kiminle anlaştığınız (iyi fotoğraf çeken biri olması açısından) önemli. Bunun dışında, yemekler ve çay saati de çok keyifli. Tabi kahvaltı ve çay saatinde zürafalar geldiği için pek bir şey yemeyip direkt onlarla vakit geçirmek istiyorsunuz, bana öyle oldu en azından. Özetle, gerçekten de çok etkileyici ve keyifli bir yer yaratmışlar.

Odalar

Otelin kendisi olduğu kadar odaların hepsi de çok güzel dekore edilmiş. Bahsettiğim gibi 6 oda asıl köşkte yer alıyor, kalan 6 oda da yeni yapılmış binada. Biz orijinal binada kaldık ve oradaki başka odaları da görme şansımız oldu. Tüm odalar için The Safari Collection’ın sitesine bakabilirsiniz.

Biz Karen Blixen Suite’de kaldık. Burası 113 metre karelik, 2 odalı, 2 banyolu, salonunda şömine olan ve terası olan bir oda. Aslında 6-7 ay öncesine kadar aşağıdaymış fakat yeni renove etmişler ve yukarıya taşımışlar. Bu sayede, sabahları kahvaltıdan önce (sabah 5-5:30 civarı) odanıza geliyorlar ve terastan zürafaları besleyebiliyorsunuz!

Aslında diğer odalardan da zürafaları besleyebiliyorsunuz ama Karen Blixen Suite’de kalmanın en güzel tarafı zürafalar direkt odanızın önüne geliyor ve terasta olduğunuz için daha rahat bir şekilde kahvaltıya kadar onlarla vakit geçirebiliyorsunuz. Dolayısıyla diğer odalara kıyasla daha uzun zaman geçiriyorsunuz ve zürafalar da yiyecekleri daha rahat bir şekilde alabiliyor.

Odaların isimleri (Karen Blixen dışında) hep zürafaların isimleri: Betty, Daisy, Jock, Lynn, vb.

Bu arada, Karen Blixen Suite dışında en beğendiğim oda Betty oldu.

Karen Blixen kimdir?

En güzel odalarının adının Karen Blixen olmasının bir anlamı var tabi ki. Karen Blixen Kenya’da çok önemli biri. Hikayesini kısaca anlatacak olursam:

Danimarkalı Karen Blixen bir barona aşık oluyor ve evlenip birlikte Kenya’ya geliyorlar. Kenya’ya gelmelerinin amacı bir çiftlik kurmak, hayvanlar yetiştirmek. Fakat, Karen Blixen Kenya’ya vardığında kocasının tüm paralarını kahveye yatırdığını öğreniyor. Bu yüzden kahve yetiştirmeye başlıyorlar ama uzunca bir süre başarılı olamıyorlar. Yine de, bu süreçte Karen Blixen çalışanlarına o kadar iyi davranıyor ve onlarla birlikte o kadar çok çalışıyor ki, bu yönüyle yerel halk tarafından tanınıp ve çok seviliyor. Hatta o kadar çok seviliyor ki öldükten sonra evini müze haline getirmişler ve yaşadığı bölgenin adını Karen bölgesi yapmışlar.

Giraffe Manor’daki Karen Blixen Suite içinde de kendisinin evindeki misafir odasından birkaç eşya bulunuyor.

Ne zaman gidilir?

Aslında Giraffe Manor’a tüm yıl gidilebiliyor. Biz gittiğimizde, yani Kasım ayı, gün içinde çok sıcaktı ama akşamları ve sabahları (çok erken kalktığımız için belki de) soğuktu. Bence tek dikkat etmeniz gereken, seyahatinizin yağmurlu bir zamana denk gelmemesi. Çünkü o zaman zürafalarla dilediğiniz şekilde vakit geçiremiyorsunuz, o zaman da otelin kendisinin de çok keyifli olmasından bağımsız olarak, onca yolu gelmenizin anlamı kalmayabilir.

Oteldeki zürafalar

Otelde 10 tane zürafa var. Fakat her an etrafta gezmiyorlar. Sabahları kahvaltıya (ya da öncesinde odanızın önüne) sonrasında da akşamüstü 5 çayına geliyorlar. Onun dışında da otele yürüme mesafesi olan Giraffe Center’a gidiyorlar.

Zürafalar etraftayken istediğiniz şekilde gezemiyorsunuz çünkü oldukça tehlikeliler. Çalışanların en çok söylediği şey: “zürafalar yemek verdiğiniz sürece dostunuz”. Yani eğer yemek vermezseniz sinirlenebiliyorlar ama genellikle başkasına gidiyorlar, ya da uzaklaşıyorlar. Bunun dışında, kafalarına da dikkat etmeniz gerekiyor. Kafalarının size çarpması çok tehlikeli olabilir.

Örneğin, biz kahvaltı yaparken bir çocuk koşarak zürafanın yanına gitti. Son anda babamın fark etmesiyle çocuğu zürafadan uzaklaştırdılar. Zürafanın attığı tekme kafasına gelseydi ölebilirmiş bile. Ama son saniye çekilebildiği için hiçbir şey olmadan kurtuldu.

Bu arada otelde sadece zürafalar değil yaban domuzları da var. Zürafaları beslediğinizde yere düşen parçaları yemek için onlar da geliyor. Ayrıca çok yakınınıza kadar gelmekten çekinmiyorlar. Fakat, onlara dokunmanız veya yemek vermeniz yasak, çünkü elinizi ısırabilir ya da size saldırabilirler. Siz onlarla ilgilenmediğiniz zaman, etrafınızda komik komik dolaşıyorlar, bence onlar da çok tatlı ama genelde insanlar bana katılmıyor.

Zürafaları sevmek, onları beslemek gerçekten de muhteşem bir duygu! Fakat hepsini istediğiniz şekilde sevemiyorsunuz. Çalışanlar hepsinin isimlerini ve karakterlerini ayrı ayrı biliyor ve size nasıl davranmanız gerektiğini söylüyor. Ben şahsen hepsiyle çok iyi anlaştım 🙂

Zürafalar onlara yemek verdiğiniz sürece yanınızdan pek ayrılmıyorlar aslında ama düzgün fotoğraf çekilmek istiyorsanız yemekleri teker teker vermeyi öğrenmeniz gerekiyor çünkü hepsini tek seferde almaya çalışıyorlar. Onlarla vakit geçirmek çok keyifli, yanınızdan hiç gitmesinler istiyorsunuz.

Bahsettiğim gibi otelde kaldığınızda bütün bu zürafaların bakımına destek olmuş oluyorsunuz. Eğer isterseniz zürafalara sponsor olabilirsiniz. Sponsorluk tek zürafa için yıllık 50 USD, biz terasımıza boyu yetmediği için zar zor beslediğimiz 3 yaşındaki Lily’e sponsor olduk. Dilerseniz hepsi için de sponsor olabiliyorsunuz. Sponsorluk detayları için ise The Safari Collection’ın Giraffe Sponsorship sayfasına bakabilirsiniz.

Lily

Instagram: @thesafaricollection

Websitesi: www.thesafaricollection.com/properties/giraffe-manor/

İlginizi Çekebilir

6 Yorumlar

Şükran 08/12/2019 - 17:13

Harika bir deneyim olmuş. İçim eridi fotoğraflara bakarken. Yazı da bilgilendirici olunca enfes bir pazar okuması oldu bana diyebilirim. Kaleminize sağlık .

Cevapla
Melis Büyükerk 12/12/2019 - 17:46

Çok teşekkürler, beğenmenize çok sevindim!

Cevapla
Sıradışı Bir Seyahat: Kenya - Smile and Travel 15/12/2019 - 23:04

[…] Burası hakkında daha detaylı bilgi ve bizim deneyimimizi okumak için: Rüya Gibi Bir Otel: Giraffe Manor […]

Cevapla
Giraffe Manor: Kenya’da Zürafalarla Çevrili Bir Butik Otel • theMagger 29/01/2020 - 03:04

[…] bir deneyim yaşadığımı söyleyebilirim. Giraffe Manor hakkında daha detaylı bilgi için Smile and Travel‘a göz […]

Cevapla
Masal Gibi Bir Otel: Giraffe Manor - Gezgin Gazetesi 15/03/2020 - 21:42

[…] Giraffe Manor benim hayal ettiğimin de ötesinde masal gibi bir yer… Burası hakkında daha detaylı bilgi edinmek isterseniz Smile and Travel’daki yazıma buradan ulaşabilirsiniz. […]

Cevapla
Giraffe Manor - Smile and Travel 18/06/2020 - 14:31

[…] Giraffe Manor beni tüm dünya üzerinde en çok etkileyen otellerden bir tanesi oldu. Buraya gitme fırsatı bulabildiğim için çok mutluyum! […]

Cevapla

Bir Cevap Yazın