Ana sayfa Oteller The Highlands

The Highlands

yazan Melis Büyükerk

Ngorongoro yazısında otelimizden kısaca bahsetmiştim. Fakat, daha detaylı olarak ayrıca anlatmak istedim.

Seyahatimizi planlarken burayı gördüğümde çok heyecanlanmıştım ve en az safari kadar merakla bekliyordum. Çünkü daha önce kaldığım hiçbir yere benzemiyordu. Afrika’ya safari yapmak için giderseniz, hep çadır tipi yerlerde kalıyorsunuz. Highlands’in farkı ise, çadırların iglo tarzında olması! Ayrıca, bu manzaradan yemyeşil krater manzarasının keyfini çıkarabilirsiniz.

Odalar

Odaların içi çok zevkli döşenmiş. Her odanın önünde bir balkonu var. Odaların içerisinde olası yağışlara karşı plastik bot, şemsiye ve fener bulunuyor. Çünkü hava ne zaman nasıl olacak pek belli olmuyor.

Ngorongoro Milli Parkı’na girdikten sonra otele ulaşmak için 70 km arabayla tırmanmak gerekiyor. Yani, otel tepede yer alıyor. Hem biz Mart ayında gittiğimiz için, hem de otelin konumu nedeniyle hava hep serin. Özellikle akşamları çok soğuk oluyor.

Odalarda ısınmanın tek yolu şömine. Dolayısıyla, şöminenin hep yanması lazım. Fakat, tahmin edersiniz ki gece bir noktada sönüyor ve söndüğü andan itibaren oda buz gibi oluyor. Soğuk olduğu için, gece siz odaya gitmeden önce yataklara sıcak su torbası koyuyorlar ama şömine söndükten sonra pek bir işe yaramıyorlar ne yazık ki.

Burası ortak alan
Burası da sabah kahve akşamüstü de içki içebileceğiniz diğer ortak alan

Şömineyi yakmak için gece istediğiniz an birilerini çağırabiliyorsunuz. Otelde telefon çekmiyor (wifi var ama arada sırada bağlantı kopuyor tabi), bir sıkıntı yaşamamak için odalarda telefon yerine telsiz bulunuyor. Otele ilk girdiğinizde oryantasyon gibi oteli anlatırken, telsizi nasıl kullanacağınızı da öğretiyorlar. Ayrıca, odalara özellikle geceleri kendiniz gitmemeniz gerektiğini, çünkü akşamları bufalo ve başka başka hayvanların karşınıza çıkabileceğini anlatıyorlar.

İstediğiniz saatte telsizle her derdinizi anlatabiliyorsunuz, hemen yardıma geliyorlar. Buradaki problem gece soğuktan uykunuzdan uyanıyorsunuz, odaya birileri geliyor, sizin kapıyı açmak için kalkmanız sonra onların şömineyi yakmasını beklemeniz gerekiyor. Bunu orada kaldığınız her gün yapıyorsunuz. Özellikle, ertesi sabah erkenden (safari alanına ulaşmak için bir buçuk saat gitmeniz gerektiğini de düşünürseniz) kalktığınız için çok yorucu oluyor.

Yukarıdaki şömineli ortak alanın dışı

Bütün bunlara rağmen manzara harika, kratere tepeden bakmak çok keyifli ve gündüz yeşilliklerin arasında, gece de yıldızların altında zaman geçirmek müthiş bir deneyim.

Hizmet

Buradaki hizmet anlayışı tek kelimeyle mükemmel! Çalışanların hepsi o kadar güler yüzlü, o kadar ilgili, o kadar profesyonel ki… Mesela otele geldiğimizde çok yorgunduk, biraz keyfimiz de kaçmıştı açıkçası. Fakat bizi o kadar tatlı karşıladılar ki, yorgunluğumuzu unuttuk.

Öncelikle bize oteli anlattılar ve herhangi bir alerjimiz olup olmadığını, istediğimiz her an, her şey için onlara telsizle ulaşabileceğimizden bahsettiler. Burada otelde sizinle ilgilenen kişilerle, safarideki rehberiniz farklı. Biz herkesle çok iyi anlaştık ve dolayısıyla onlarla vakit geçirmekten, sohbet etmekten ve gün içinde yaşadıklarımızı, karşılaştığımız hayvanları anlatmaktan fazlasıyla keyif aldık.

Yemekler

Kahvaltı açık büfe, yumurta veya başka bir şey isterseniz hemen hazırlıyorlar. Öğlenleri, açık büfe tarzı bir sürü yemekten seçip yiyebiliyorsunuz. Akşamları ise, size çorba veya başlangıç sonrası için de tatlı veya peynir tabağı seçimlerinizi soruyorlar. Ana yemek için de bir sürü çeşit oluyor.

Yediğimiz yemeklerin her biri çok lezzetliydi. Hatta, normalde ben muz hiç sevmem fakat burada kendilerine özgü yaptıkları muzlu çorbaya bayıldım!

Safariye gittiğiniz yer uzak olduğu için genellikle öğle yemekleri safari esnasında yeniliyor. Biz Ngorongoro’da az kaldığımız için, öğle yemeği için bir günümüz vardı. O gün yediğimiz yemek, sanırım hayatımızda yediğimiz en iyi yemeklerden biriydi. Annem (ki kendisi normalde tabağındakileri bitiremez) 3 tabak yedi! Hepimiz şok olduk 🙂

Bu yemek için parkın içerisinde uygun bir yere çadır kurmuşlar, otelden aşçımız da gelmiş ve orada yemek yapmaya başlamış. Biz geldiğimizde yemekler hazırlanıyordu. Hem salatalar (oradaki meyve ve sebzelerin tadı müthiş olduğu için muhtemelen) hem de balık o kadar lezizdi ki… Bunu yazarken bile ağzım sulandı 🙂

Akşam yemeklerinde ise geleneksel Masai dansları, şarkıları eşliğinde yemek yiyorsunuz. Dilerseniz, Masailere katılabilirsiniz de. Tabi bunlar akşam yemeğinizi tüm otel misafirleriyle yerseniz oluyor. Biz bir akşam herkesle yedik, son akşamımızda ise ayrı. Yemeklerinizi istediğiniz şekilde ayarlayabiliyorsunuz.

Özetle;

Highlands bizim için müthiş bir deneyim oldu. Fakat otele ulaşmak, otelden safariye gitmek, geceleri şömineyle uğraşmak derken o kadar zahmetli oluyor ki bir daha Ngorongoro’ya gidecek olursam başka bir kampı denemeyi tercih ederim.

Ngorongoro gerçekten çok etkileyici bir yer. Bu otel o kadar farklı ki, özellikle gündüzleri hava ısındığında rüya gibi bir yer. Burayı deneyimlediğim için çok mutluyum ama bu otele gelmek isterseniz daha sıcak bir mevsimde denemenizi tavsiye ederim. Yine de, diğer bölgelere kıyasla buranın daha soğuk olacağını mutlaka aklınızda bulundurun.

Sonuç olarak, bir kerelik unutulmaz bir deneyim için The Highlands muhteşem bir yer!

Instagram: @asiliaafrica

Websitesi: www.asiliaafrica.com/camps-lodges/the-highlands/

İlginizi Çekebilir

6 Yorumlar

Sayari Camp - Smile and Travel 06/06/2019 - 16:32

[…] Highlands yazısında bahsettiğim gibi gitmeden önce orası beni daha çok heyecanlandırmıştı fakat sonuç olarak Sayari’yi daha çok beğendim. National Geographic fotoğrafçılarının da Serengeti’ye geldiklerinde bu kampı tercih etmeleri zaten otelin safari için ne kadar uygun olduğunu ayrıca da Serengeti’de kalınabilecek en iyi kamplardan biri olduğunu gösteriyor bence. […]

Cevapla
Kraterin Oluşturduğu Fauna: Ngorongoro - Gezgin Gazetesi 13/01/2020 - 21:11

[…] Ngorongoro ile ilgili daha fazla bilgi için tıklayın…The Highlands ile ilgili daha fazla bilgi için tıklayın… […]

Cevapla
Münire Kaplan 15/01/2020 - 00:54

Sevgili Smile gezgingazetesindeki seyehat yazını okudum. Öncelikle seni çok tebrik ediyorum. 👏👏köşe yazarlığın için ki; Okumaya başladığım Ngorongoro ‘ dan edindiğim bilgiler etkileyiciydi. Oradan Masailer hakkındaki ayrıntılı yazını,seyehat edecekler için kendi deneyimlediklerinle harmanlaştırdığın Ngorongoro ‘daki İglo kamp oteli hakkındaki bilgileri edinmek benim için çok zevkli oldu. Çünkü gidip görme fırsatımın olması ihtimali bile az olan ,(ya da en azından şimdilik öyle görünüyor benim için) dünyanın bu enteresan köşesini sayende okumuş oldum. SERVAL ‘ i de tanımış oldum.
✨✨✨✨✨

Cevapla
Melis Büyükerk
Melis Büyükerk 20/01/2020 - 15:23

Çok teşekkür ederim! Bu tarz yerlere gitmesem bile hayal etmek, yeni yerler ve hayvanlar tanımak çok keyifli oluyor benim için, size de aynı şekilde hissettirebildiysem ne mutlu bana 🙂

Cevapla
Tanzanya - Smile and Travel 18/06/2020 - 22:02

[…] kaldığımız kamp: The Highlands. Burası masal gibi bir yer. Kraterin tepesine tırmandıktan sonra inanılmaz değişik […]

Cevapla
Ngorongoro - Smile and Travel 18/06/2020 - 22:47

[…] Ngorongoro’da Asilia Africa kamplarından bir tanesi olan The Highlands’de kaldık. Otel Ngorongoro Milli Parkı’nın içerisinde yer alıyor. Dolayısıyla, siz […]

Cevapla

Bir Cevap Yazın