Ana sayfa Oteller Sayari Camp

Sayari Camp

yazan Melis Büyükerk

Afrika’da kalmak deyince aklımda canlanan ne varsa, daha fazlasını Sayari’de buldum!

Highlands yazısında bahsettiğim gibi Tanzanya’ya gitmeden önce, orası beni daha çok heyecanlandırmıştı. Fakat, seyahatin sonunda Sayari’yi daha çok beğendim. National Geographic fotoğrafçılarının Serengeti’ye geldiklerinde bu kampı tercih etmeleri, zaten otelin safari için ne kadar uygun olduğunu ayrıca burada kalınabilecek en iyi kamplardan biri olduğunu gösteriyor bence.

Odalar

Odalar çok güzel! Hem geniş hem aydınlık hem de zevkli döşenmiş (fotoğraflarda bulutlu çıkmış ama aslında çoğu zaman aydınlıktı).. ayrıca Serengeti, Ngorongoro’ya kıyasla daha sıcak olduğu için odalarda şömine ve dolayısıyla şömine yakma derdi yok.

Sayari’de direkt doğanın ortasındasınız, yani sabahın erken saatlerinde veya gece geç saatlerde odadan dışarıya baktığınızda karşınıza hangi hayvanın çıkacağı belli olmuyor. Mesela biz bir gece hayvan sesleri duyduk, sonra öğrendik ki hipopotamlar neredeyse odamıza kadar gelmiş. O yüzden, mesafeler kısa olmasına rağmen, özellikle hava karardıktan sonra, tek başınıza odaya gitmeniz yasak.

Her ne kadar lüks olsa da, sonuç olarak bir çadırda kaldığınızı unutmamak lazım. Kapılar kilitlense de (ki burada kilitlemeseniz de bir şey olmaz) tam olarak kapanmıyor. Bu yüzden, yağmur yağarsa içeriye su girebiliyor veya odada örümceklerle ve kertenkelelerle karşılaşabiliyorsunuz.

Ama bu otelde de, The Highlands‘de olduğu gibi telsizler var (telefon yerine) ve dilediğiniz zaman her türlü ihtiyacınız için, her saatte birilerini çağırabiliyorsunuz. Mesela biz tuvalette kocaman bir örümcek bulunca birini çağırdık ve onu dışarıya çıkarmasını rica ettik. Örümcekten rahatsız olmamıza biraz güldüler ama yardımcı oldular 🙂 tam örümceği çıkardık, mutluyuz derken daha büyüğüyle karşılaştık. Dalga geçmesinler diye bir şekilde onu biz çıkarmaya çalıştık, sonunda başarılı olduk ama ömrümüzden ömür gitti!

Burada sinekler olduğu için, her odada cibinlik var. Akşamları siz odaya gitmeden önce onu açıyorlar, odayı ilaçlıyorlar ve sizin yatmanız için hazırlıyorlar. Bu yüzden, odanın içerisinde herhangi bir böcek kalmış olsa da sizin yattığınız yere ulaşamıyorlar. Ama artık Afrika’nın havasından mı bilmiyorum, böcekler ile normal şartlarda rahatsız olacağınız kadar sıkıntı yaşamıyorsunuz.

Hizmet

Tüm Tanzanya seyahatimizde karşılaştığımız hizmet çok iyiydi fakat Sayari’de çalışanlar bir başkaydı. Otel müdürü, Said ve rehberimiz Godson tüm safari deneyimimizi bir üst seviyeye çıkardılar.

Otele her girdiğimizde (yani her safari sonrası) bizi öyle bir coşkuyla karşılıyorlardı ki, her seferinde biz de çok heyecanlandık.!

Onun dışında, bir kere hipopotamların olduğu gölün önünde gün batımı izleyerek bir şeyler içebilmemiz için bize sürpriz hazırladılar. Sonra Şebnem Hanım sağolsun, bizim için başka bir gün batımı sürprizi ayarlamış, orayı mükemmel bir şekilde hazırlamışlar. Kısacası, bu kampta çalışan herkes o kadar içten ve tatlıydı ki, biz de onlarla vakit geçirmekten fazlasıyla keyif aldık.

Yemekler

Anladığım kadarıyla Asilia’nın tüm kamplarındaki yemekler harika. Fakat, burada yemeği yediğiniz ortam ile her şeyin tadı bir başkaydı.

Safariye sabahın köründe gitseniz de, müdür dahil herkes kalkıp size eşlik ediyor. İster kahvaltınızı safariye çıktıktan sonra uygun bir yerde, isterseniz de çıkmadan önce otelde yapabiliyorsunuz. Her ihtimalde müthiş bir kahvaltı sizi bekliyor.

Safaride kahvaltı sonrası kahve 🙂

Öğle yemekleri için bir sürü seçenek sunuyorlar, açık büfeden istediğiniz kadar alıyorsunuz ve mükemmel bir ağacın altında, Serengeti doğasına bakarak yemeğinizi yiyorsunuz. Şanslıysanız, az ileride hayvanlar da oluyor.

Bir öğlen canımız spagetti istedi diye, bizim için tüm menüden ayrı makarna hazırladılar, artık hayatımda gittiğim en etkileyici yerdeyim diye midir bilmiyorum, üç tabak yedim 🙂

Akşam yemeğinden önce, ateş etrafında bir şeyler içip sohbet ediliyor, bu da günün en keyifli aktivitelerinden biri.

Akşam yemekleri ise, diğer otel misafirleriyle birlikte yeniyor. Başlangıç ve tatlılarınızın siparişini önceden veriyorsunuz, salata ve ana yemekleri kendiniz büfeden seçiyorsunuz.

Burada da yemeğe başlamadan önce şaraplar tanıtılıyor ve hangi şarabın hangi yemekle daha uygun olacağı anlatılıyor.

Özetle;

Sayari Camp konumu, görebildiğimiz hayvanlar, odalar ve hizmet anlayışıyla unutulmaz bir deneyim oldu. O kadar ki, giderken bir daha Serengeti’ye gelsek yine burada kalır mıyız, en azından Said ve Godson’ı görmek için uğrar mıyız onu konuştuk.

Eğer Serengeti’ye gidecekseniz, mutlaka ama mutlaka Sayari’de kalmanızı öneririm, asla pişman olmazsınız 🙂

Instagram: @asiliaafrica

Websitesi: www.asiliaafrica.com/camps-lodges/sayari-camp/

İlginizi Çekebilir

1 comment

Tanzanya - Smile and Travel 18/06/2020 - 22:03

[…] kaldığımız kamp: Sayari Camp. Burası National Geographic fotoğrafçılarının Serengeti’ye gittiklerinde kaldıkları […]

Cevapla

Bir Cevap Yazın