Ana sayfa Wellbeing Bir Şeyler Yemeden Duramıyorum!

Bir Şeyler Yemeden Duramıyorum!

yazan Tutku Uyarağalar

Evlerimize kapandığımız şu günlerde sosyal medyada en çok rastladığımız paylaşımlar genelde yiyecekleri içeren paylaşımlar oluyor. Benim kendi çevremden gördüğüm, duyduğum kadarıyla yemek yapmak, tarifler uygulamak, bir şekilde mutfakta zaman geçirmek bu karantina süresinde hem oyalayıcı hem de keyif verici. Vakit geçirmek, keyif aldığımız aktiviteleri  yapmak tabii ki çok güzel fakat rutin hayatlarımızdan farklı seyreden yemek yeme davranışını biraz daha detaylı incelemek faydalı olabilir. 

Unsplash / Kristina Tripkovic

Öncelikle oldukça stresli bir dönemin içinde olduğumuz için beden ve zihinlerimizin yemek üzerine yoğunlaşması ve bu davranışa birçok anlam yüklemesi çok normal. “Yemek yeme” karnımızı doyurmak haricinde birçok farklı işlevi de olan bir davranış. Duygu durumunu değiştirmek, sıkıntıyı bastırmak, kontrol kurma ihtiyacını gidermek gibi alanlara da hizmet ediyor. Şu günlerde, gelecekteki belirsizlik, işveren ya da çalışan olarak yaşanan veya yaşanma potansiyeli olan ekonomik zorluklar, öğrenciler için eğitim öğretim sisteminde gerçekleşen değişiklikler gibi maddi-manevi zorlayıcı zamanlardan geçiyoruz.

Bunların hepsi bir yana, sokağa çıkıp bir kahve eşliğinde arkadaşlarımızla yürüyüş yapamamak, sinemaya gidememek, bir yerde yemek yiyememek gibi küçük etki alanına sahip olduğunu düşündüğümüz ama yokluğuyla hayatımızda etkisinin ne derece büyük olduğunu anladığımız alışkanlıklarımızdan da feragat ediyoruz. Dolayısıyla hayatımızın çok büyük bir alanında kontrolü kaybetmiş gibi hissedebiliriz. Bu hissin çok normal ve beklenen bir his olduğunu belirtmeliyim. Daha önce yaşamadığımız olayları yaşıyoruz, kısıtlamalarla karşılaşıyoruz. Salgının kontrol edilmesi ve bitmesi için birçok kurala uymalı ve bir süreliğine hayatlarımızı daha küçük alanlarda sürdürmek mecburiyetindeyiz. Kendi inisiyatifimiz dışında gelişen olaylara uyum sağlıyor, her gün bir başka adaptasyon sürecinden geçiyoruz. Bu noktada hayatlarımızda, üzerinde kontrol sahibi olduğumuz konular da sınırlanıyor haliyle. Yemek yeme davranışı, gerek yeme miktarıyla, yediğimiz besinlerin çeşitleriyle, gerek de yeme saatlerimiz ve şekillerimizle bu kontrolü sağlayabildiğimiz belki de en büyük alanlardan bir tanesi. 

Unsplash / Sonja Langford

Günlerin karıştırıldığı, saatlerin çok da bir anlam ifade etmediği bu süreçte, belki de yeme davranışı denklemimizde değişmeyen tek sabit haline geliyor. Duygu durumumuz üzerinde kısa vadede rahatlatıcı bir etkisi olduğunu inkar edemeyiz. Fakat, uzun vadede yeme alışkanlıkların ciddi değişimlerden geçmesi ve bir baş etme mekanizması olarak kullanılması, hem fiziksel hem de mental sağlığımızda istenmeyen sonuçlara da yol açabilir. 

Unsplash / Element5 Digital

Peki, yeme davranışını, uzun vadede zarar görmemek adına nasıl düzenleyebiliriz? Öncelikle yemek yeme üzerinde kontrol kurmak sadece yüksek miktarda yemek yeme, sınırsızca besin tüketme ile olmak zorunda değil. Yemeklerimizi planlamak ve hatta atıştıracağımız besinleri dahi bir düzene koymak da kontrol hissini kazanmamızda faydalı olabilir. Yemek yemeyi, tıpkı karantina öncesi olduğu şekliyle bir rutine oturtmak, mümkünse daha sağlıklı besin gruplarıyla doyurucu şekilde beslenmek uzun vadede rahatlatıcı olacaktır. Aynı şekilde yemek yeme ihtiyacından önce bu ihtiyacın fiziksel mi yoksa duygusal mı olduğunu yoklamak da ihtiyacımızı saptamakta bize yardımcı olabilir. Tabii ki zaman zaman yemek bir kaçış noktası olabilir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta bu kaçışın alternatifleri olduğunu da fark edebilmek. Duygu durumumuzu düzenlemek veya sıkıntımızı gidermek için sadece yemek yemek bir süre sonra kısa vadede yarattığı etkiyi de sonlandıracaktır. 

Unsplash / Brooke Lark

Geçirdiğimiz bu olağandışı günlerde şunu unutmamalıyız ki, hepimiz çok ayrı ve farklı bireyleriz. Dolayısıyla bu süreci karşılama şeklimiz, baş etme biçimlerimiz ve hislerimiz aynı olamayacaktır. Bu süreç, herkes için çok yeni ve alışılmışın dışında olduğu için bir doğru ya da yanlıştan söz edemeyiz. Fakat yapabileceğimiz en faydalı şeylerden biri, kendimizi mümkün olduğunca hem fiziksel hem de mental olarak korumaya çalışmak olabilir. 

Yeme ihtiyacımızın nereden geldiğini, kökeninde yatan duygu neyse onu düzenlemek için başka alternatifler uygulayıp uygulayamayacağımızı kendi içimizde kendimize sorarak bir farkındalığa ulaşmayı hedefleyebiliriz. Bu farkındalık aslında bugünlerde özlemini duyduğumuz kontrol hissine kavuşmamıza da yardımcı olacaktır. 

Bu günlerin olabilecek en kolay biçimde geçmesini diliyorum, bu zorlayıcı sürecin de biteceğini unutmayalım!

İlginizi Çekebilir

Bir Cevap Yazın