Ana sayfa Wellbeing Bahçedeki Çitler: Sınırların İyileştirdikleri

Bahçedeki Çitler: Sınırların İyileştirdikleri

yazan Tutku Uyarağalar

Bundan önceki sınırlar yazılarımda sınırların ne olduğu ve bizlerde neden korku yaratabileceğinden bahsetmiştik. Bugün de sınırların bizlere nasıl fayda sağlayabileceğinden ve bizleri nasıl koruduğundan bahsetmek istiyorum.

Sınırlarımızın içinde kalan o bahçeden ve çitlerin içindeki özel mülkümüzü korumak için sınırların öneminden bahsetmiştik. Sınırlar bizleri koruyor evet, hem de birçok farklı açıdan korunuyoruz. Gerek duygusal manipülasyonlardan korunuyoruz, gerek başkalarının duygusal yüklerini üzerimize almıyor ve bu ağırlıkların getirilerinden korunuyoruz.

Bazılarımız için büyük ve hayati bir sorun teşkil eden “mutlu olduğu için suçluluk hissetmek” bu duygusal yüklerden biri olarak nitelendirilebilir belki. Bir senaryo düşünelim, hayatınızda sizi çok mutlu eden gelişmeler oluyor, coşkulu ve iyi hissediyorsunuz, fakat bunun yanında arkadaşlarınızdan biri 1 hafta önce sevgilisinden ayrılmış ve kendini son derece kötü hissediyor. Bu durumda bazılarımız kendi mutluluğundan rahatsız olup suçluluk hissedebilir ve hatta içinden “ arkadaşım bu haldeyken benim mutlu oluşum çok uygunsuz, kendimi çok kötü bir arkadaş olarak görüyorum” gibi cümleler geçirebilir.

Sınırlar, bizlere arkadaşlarımızın problemlerini görmezden gelmemizi öğretmez ya da onları umursamadan, önemsemeden hayatımıza devam etmeyi tavsiye etmez. Sınırlar bize başkalarının duygusal yüklerini üstlenmeden de onların yanında olabileceğimizi, bir başkasını önemsememiz ve ona değer vermemiz için kendi kaynaklarımızı zorlayan fedakarlıklar yapmak zorunda olmadığımızı gösterir.

Sınırların iyileştirdiği en büyük şeylerden bir diğeri de “Hayır” sözcüğüdür. Hayır demek, sınırlardan korkan, öfkeden çekinen, sınırlarını belirlemekten kaçınan ya da bunu hiç denememiş insanlar için en büyük yardımcılardan ve aynı zamanda getirilerden biridir. Bir şeyi istemediğinizde, uygun görmediğinizde hayır diyebilmek, birini reddedebilmek, bir ricayı istemeye istemeye yapmamak, sınırlarımızın oturmasında bizlere çok yardımcı olur. Bunun yanısıra istemediğimiz şeylere vakit harcamaktan, bu durum sonucunda bazen kendimize bazen bize hayır dedirtmeyen kişilere öfkelenmekten kurtulmuş oluruz. Öfke belirtmek, hayır demek, bir konuda tavrımızı belli etmek sınır koymanın en büyük göstergelerinden ve aynı zamanda besleyicilerinden biridir.

Bu 3 yazılık mini “Bahçedeki Çitler” serisinde, sizlere sınırlarla ilgili genel bazı bilgileri vermek istedim, bu konu ile ilgili detaylı bir okuma yapmak isteyenler için Dr. John Townsend ve Dr. Henry Cloud’un “Sınırlar” kitabını önerebilirim. Hem örneklerle zenginleştirilmiş hem de kolay anlaşılır bir dille yazılmış olan bu kitap, sınırlar konusunu birkaç açıdan ele alıyor.

Başka yazılarda görüşmek dileğiyle, iyi haftalar dilerim!

İlginizi Çekebilir

Bir Cevap Yazın